23 Mart 2014 Pazar

BÜLENT AKYÜREK/ÇÖLDEKİ PENGUEN


Bülent Akyürek yüzünden bugün evime cilingir yardımıyla girebildim. Sabah Ygs sınav görevlisiydim. Hayatımda ilk kez sınav görevlisi oldum. Otobüs beklemekten daha sıkıcı ne var sorusunun cevabını bulmuş oldum böylelikle. Neyse efendim açlıktan gözüm dönmüş bir şekilde okuldan ayrılıp epeydir uğramadığım bir mekana gittim. Dara Cafe'ye.


Sezar salatayı harika yapıyorlar. Mekan on numara. Küçük bir kitaplık var içinde. Kitapların sayısı az ama seçkin hepsi. Yemek yerken müzik eşliğinde ve insanların arasında rahatça okuyabileceğim bir kitap seçmek istedim. Bülent Akyürek'in Çöldeki Pengueni'ne gitti elim. Bülent Akyürek pek bilmediğim bir yazar, merakta ettiğim söylenemez(di). Neyse efendim siparişlerim gelene kadar bakayım dedim. İlk cümlesiyle vurdu beni. Sarsıldım. Kulaklarım yine sıkıntılı bu ara. Başım dönüyor kulağımda 34 ekran tüplü bir televizyon karlıyor sanki, rüzgar  uğulduyor felan üstüne bir de böyle sarsıntı yaratan cümleler okumak. İyi yapmadım iyi. Sadece sarsmakla kalsa iyi. Kahkahalar attım cafe'de. Kendi kendime hiç kimseye bakmama kararı aldım ve kim bana bakıyor kaygısından arınmış bir şekilde kitabı bitirene kadar cafe'den ayrılamadım. Yaklaşık 2 saat oturdum.Masanın hakkını da verdim ama.hahah. Yanımda sadece gözetmen olduğuma dair bilgilendirme kağıdı vardı. Sığdırabildiğim kadar notlar aldım üstüne: Şöle ki;

"Osmanlı tuvaletleri evlerden elli metre öteye yaparak aile içindeki mahremiyeti de korudu."

"Yarını bugünden beter insanlar nostaljiye mahkumdur"

"Benzinin, içkinin, bekaret kanının su gibi tüketildiği vatanımda ben açtım"

"Mecnunun hatası Leyla'yı çölde aramasıydı. Kimseyi arayamazsın çölde, bütün yollar sana çıkar"

"Kilimlerle, mendillerle, mektuplarla aktarılan aşkı bile 20 yy "neden, niçin, nasıl?" sorularıyla tüketmesini becerdi"

"Demokrasi halkın kendi kendisini yönetmesi demekse Türkiye Dünya'nın en demokratik ülkesidir diyebilirim. Çünkü 70 yıldır başımızda tek aklı selim adam olmadan bugünlere geldik"

Daha bi sürü tespit vardı not edilecek. İnsani zeka içeren tespitlere taparım. Tespitperest biri olarak savruk zihinleri severim. Dişlileri kırmalı yazarlar bence. Yazar demek temkinli olmamak demek. Ve karşımda tedbirsiz sıyrık bir adam var. Bülent AKYÜREK! 

Neyse efendim çıktım Dara Cafe'den geldim araçların kalktığı yere. O esnada evimin anahtarını gözetmenlik yaptığım okulda bıraktığımı fark ettim.Hepsi aklımı başımdan alan yazar yüzünden.  İndim okula vardım, ki çok yakın değil. Kimsecikler yok okulda. Tekrar dön derken akşamın bir vakti çilingirle dayandım kapıma. Ne para kazanıyorlar vicdansızlar:)) 

Ezcümle aylar sonra bir kitap bitirdim hem de bir yazar girdi hayatıma bütün kitaplarıyla sırasıyla flört etmek istediğim.

Dara Cafe ayrıntı için Mardin Merkez Dara Cafe İçin TIK




not: kitabı okuyanlar bu şakının anlamını anlar. Ehheee. Okumayanlar anlamaz nasıl anlasınlar ki.


12 Mart 2014 Çarşamba

NECİP MAHFUZ OKUMALARI



İlk kez çok değerli insanlarla 'birlikte' okuma etkinliği yapacağım. Bu kararımda yazarın etkisi büyük. Çok merak ettiğim bir yazardı Necip Mahfuz. Üçlemesini okumak istedim ancak edinemedim. Az önce;

1. DİLENCİ
2. KUŞTİMUR KAHVEHANESİ

kitaplarını sipariş ettim. Bir hafta sonra ancak başlayabileceğim. Güzel paylaşımlarda bulunur blogumla ilgili güzel bi başlangıç yaparım diye umut ediyorum. Bu imkanı bana sağlayan( ne yazı oldu beee:)) Kurabiyenin annesi ve biblio 'ya teşekkür ediyorum.