17 Temmuz 2016 Pazar

NURETTİN TOPÇU/VAR OLMAK


Yazmıyorum çok uzun zamandır, yazmadıkça düzenleyemiyorum, düzenleyemedikçe kalabalık hissediyorum kendimi, zihnimin ağırlaştığını, yavaş çalıştığını fark ediyorum. Herkese şunu anlatıyorun 'Kafam sanki içine gerekli gereksiz her şeyi attığım bir oda, o karışıklığın içinde bir şeyler bulmaya çalışıyorum, gerçekten yapmam gereken şey olan 'Neye ihtiyacım var, ihtiyacım olan şey ben de var mı, ihtiyacım olmayan nelere sahibim ve onlara maruz kalıyor muyum' sorularıyla çarpışmak yerine kaçmayı tercih ediyorum. Şimdiye kadar ettim yani.  Kendimde fark ettiğim bu durumlar bir süre bana 'kilitlenme' hali yaşattı. Bir şeyler yanlış gidiyordu bir şeyler gidiyordu ama bana iyi gelmiyordu, öyle böyle inşa olmuş 'ben' e ne yapmam gerekiyordu. Zor gerçekten insanın kendisiyle göz göze gelmesi. En başta beslendiğim kaynakları sorguladım, okuduğum kitaplar izlediğim filmler bana yeraltını gösteriyormuş hep, sadece yeraltı......ama sadece karanlık yok, sadece kötülük yok, sadece hastalık yok, sadece küfür yok, sadece hakaret yok, sadece haksızlık yok... bu tek boyutlu halden kurtulmak lazım, çok güçlü çünkü.....insanı yerle bir etmiyor yerin altına çekiyor,  Nurettin Topçu bu anlamda okumak istediğim isimlerin başında geldi. Mabed' e girer gibi sınıfına giren bir öğretmenin benim gibi karamsar bir öğretmene söyleyecek çok şeyi olduğunu düşündüm, Var olmak kitabıyla başladım. Kitabı bitirince hissettiğim şey kıymetli olduğum ve bu kıymeti itibarsızlaştırmamam gerektiği. Bireysellik muhabbetini bırakmam gerektiği, affetmem gerektiği, kin beslemeyi bırakıp pozitif yanlarımı beslemem gerektiği.

Son olarak insan tabi ki hiç tam olmuyor insan tamamlanmıyor ama dolduruyor kendini devamlı, düzenliyor, ekliyor çıkartıyor. 

Kitaptan Seçtiklerim:

'Bir çocuğa baban sana düşman de. İsterse o babasını çok sevsin ve bunu her gün bir defa tekrarla, yemin et ve her defasında yeminine bir uydurma delil ekle. Bir gün o çocuğa babasını öldürtebilirsin'

'Neticede kendimizden kaçma bizi kurtaramıyor'

'İnsanı insan yapan kahramanca karşılanmış ızdıraplardır'

'Toprağa konana ölü gibi sabretme sakın toprağa süzülen su gibi sabret'



4 Ocak 2015 Pazar

JOSE SARAMAGO/ GÖRMEK



Ne berbat hava diye başlayan kitabımı berbat bir havada bitirdim. Sanırım kış yada yaz mevsimi fark etmeksizin havanın açık olmasını istiyorum.Birileri bana her şeyi olduğu gibi kabul etmem gerektiğini öğretemedi gitti. Neyse ki kitaplar var Görmek gibi. Kitapla ilgili ne yazayım derken  kitabı anlatan bir görsel geldi aklıma. Birileri çıkmaz sokaklardan bir dünya inşa ederken diğerleri ise bir yolu olmalı diyor bana da sormak düşüyor bir gün değerlerin üstüne bir siyaset inşa edilir mi ve bir gün değerler siyasetin ezemeyeceği, yıkamayacağı kadar sağlam yaşanabilir mi!