29 Eylül 2010 Çarşamba

MUSTAFA ULUSOY/NIETZSCHE ve BABAANNEM




"HİÇ BİR DÜNYEVİ SEVGİ İNSANIN YALNIZLIĞINI GİDEREMİYORDU"

"sEVMELER ANCAK oN'A YÖNELİRSE MASUMDUR"

"ÖLÜM KARŞISINDA İTİRAZLARIMIZ HAYATI SEHİPLENMEMİZDEN KAYNAKLANIR"








Bu kitapla ilgili ilk cümlem, bitişin olmadığı ancak anlamın riske girdiği durumlar için bire bir şeklindeydi.
Evet hayat çoğumuz için boşlukta geçen anlarla örülü. Kafamızın içinde tonlarca soru ve anlamlandıramadığımız rutinler zinciri içinde süregiden bir hayat.Doğru mehazlardan beslenebilmeyi beceremezsen, boş durmayıp boşa çalıştığın ve kendini her daim uyutmak zorunda olduğun yine bu hayat. Bazende öyle anlamsız sebeplere bağlarız ki iç huzuru ,ulaşılmazlaştırırız. Ulaşılmazlıklar sevdalısı sayarız sonra kendimizi.
Velhasıl tutunabilmek için hayata amaç  zorlaştırmak yada çeşitlendirmek olmamalı sebepleri. Aslolan Kur'an tabiriyle Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaktır. Muhammed İkbal'in ifadesiyle binlerce secdeden kurtulmak için tek bir secdeye sığınabilme yetisine sahip olabilmektir.
Deneme türünde kaleme alınmış NIETZSCHE ve BABAANNEM kitabı yukarıda anlatmaya çalıştığım hayatın merkezinde ama çoğumuzun merkezden uzaklaştırmaya çalışıp unutmaya çalıştığı durumları kaleme alıyor. Yazarımız bir psikiyatris. Bu durum bilim ile maneviyatın buluşabileceği, bu sentezle olaylara bakmanın en sağlıklı yol olduğunu çok iyi göstermektedir.
Sade, özgün kelimeleri kitap için seçilebilecek en doğru tanımlamalar sanırım . Son olarak bu kitap(aslında Mustafa Ulusoy'un diğer kitaplarını da dahil edebiliriz bu genelllemeye) öyle okunup kitaplığın rafına terk edilebilecek bir kitap değildir kanımca. Elimizin altında olmalı her daim. Dilimize pelesenk olmuş dualar gibi zor anların , sıkıntıların bir nebze giderilebileceği teneffüs alanları açabilecek nitelikte çünkü.

NOT: İsmine bakıp uzun uzun Nıetzsche anlatılıyor sanılmasın. Kitabın küçük bir bölümünün başlığıdır.

5 yorum:

thalassapolis dedi ki...

Kitabın ismi vurucu. İçerik ise merak uyandırıcı. Aslında olmaz gibi düşünülen bilim ile maneviyat buluşması bana göre elzemdir. Bir hocamız "inançlı bilim adamı olmaz" diyip kestirip atmışsa da benim itibar etmediğim bir düşünce. Merak ettim en kısa zamanda okumayı diliyorum.

Cemre dedi ki...

Bende merakla bekliyorum kitap sonrası yorumlarınızı. Kolay okunan sade bir dili var zaten ,okuma listesinin arasına sıkıştırılabilir belki:))

hülya dedi ki...

Dönem sonuna kadar onlarca okumam gereken kitapların arasında, okumalısın bunu dediğinde bu kadar adı çekmesede beni yazını okuduğumda okumalıyım bunu dedim, yazmadan geçemiyeceğim noktada senin kaleminde dilin kadar etkileyici, keskin, samimi ve akıcı... iletişimci gözümle baktığımda gördüklerim blogunda :) tekrar hayırlı olsun iyki blog yazarı olmuşsun.

Cemre dedi ki...

Bu yorumlardan sonra eriyip akmamak ne mümkün:)) Teşekkür ederim gerçekten mutlu ettin beni. Keşke senide pratik zekan ve iletişimci yönünle blog dünyasında görebilsek . Büyük kayıp gerçekten:(

hülya dedi ki...

Güldürdün beni Allah' ta seni güldürsün inşaAllah saat 2 den sonrada