30 Aralık 2016 Cuma

STEFAN ZWEİG/ AMOK KOŞUCUSU bir de 2016 BİTMEDEN BAZI DİYECEKLERİM VAR


Burayı özlüyorum bu net. Yılda bir de olsa  yazı yazmak için başına geçmek bilgisayarın devam etmenin onarıcı etkisini hissettiriyor bana müthiş bir şekilde. 31 yaşıma geçmeden anlatmak istediklerim var. 30'la birlikte kendimi tırmalamayı bıraktım bu çok güzel oldu. Çok yara bere yapıyor kendini tırmalamak:)  Hayatımda ilk kez 10 yıllık bir hedef edindim. Söylemem ne olduğunu:) İstanbula yerleşmek, sonrasında İstanbula alışmak bişeylerin oturmasına vesile oldu çok şükür. Herkeste böyle mi oluyor bilmiyorum ama kendimle yaka paça olmayı bırakalı 1 yıl felan oldu. İç sesimle kavgayı bırakıp ona kulak vermek birçok şeyi çözdü ve kaygılarımı azalttı. Neyse artık kendimden değil kitaplardan filmlerden bahsetmek istiyorum tekrardan.... 2010'dan 2016'ya kadar süren 1. evreyi kapatıp yeni bir blog dönemi açıyorum(çok iddialı oldu, yazamazsam şeeaaypmyn:))

Amok Koşucusu ne demek öğrenince son 3 yıldaki halimin özetndkfjsdfjs. Tamam tamam kendimi bırakıp konuya geçiyorum:)
İlk öyküye adını veren Amok kelimesi Endonezya kültüründen gelmektedir ve bir tür sarhoşluk durumunu ifade eder, bu durumda olan kişi engellenemez kör bir öfke ile sadece düşmanına değil, önüne çıkan herekse Malezyalılara özgü yılan şeklinde Kris adı verilen bir hançerle saldırır, 'kan kokusu onu daha da çıldırtır, dudaklarından köpükler taşar, çıldırmış gibi ulur; koşar, koşar, koşar, sağa sola bakmadan, tiz çığlıklar atarak elinde kanlı hançeri, korkunç koşusuna devam eder. Köylerdeki insanlar bir Amok koşucusunu hiçbir gücün tutamayacağını bilirler. O nedenle böyle biri yaklaştığında bağırarak önceden uyarırlar: AMOK! AMOK!
Amok koşucusu öyküsü insanın kapana kısılınca ki halini çok güzel betimliyor. Amok koşucusu kapana kısılmasına rağmen özüne sadık insan portresini de güzel veriyor. En nihayetinde herkes tercihinin bedeliyle sarmaş dolaş.

Sahaf Mendel ise buruk bir ifade bırakıyor suratınızda buruk bir gülümseme demekten utandım o yüzden demiyorum. Bizim gibi kitapseverleri etkileyecek nahiftikte,hoşlukta...
Savaştan kavgadan uzak diye tanımlayacağımız Mendel'i toplama kampına neyin sürüklediğini okuyunca insan insanın aptallığına tahammülle sınanıyor diye düşünmekten alıkoyamıyor kendini.

Kitap güzel...
Kitap nahif...





2 yorum:

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Yeniden yazıyor olmanız çok güzel, Zweig'in güzel öykülerinden biridir. Mutlu günler ve iyi okumalar dilerim.

Cemre dedi ki...

çok teşekkür ediyorum ilginize:)